Türkiye’nin elektrik altyapısında kurulu güç, Temmuz ayı sonunda 120 bin 163 megavatı (120 GW) aştı. Bu büyüme yalnızca kapasite artışına bağlı değil; yenilenebilir enerji kaynaklarının yükselen payı da dikkat çekiyor. Yenilenebilir enerji öne çıkıyor, çünkü toplam kurulu gücün yüzde 61,1’i şimdi yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor. Bu, 73 bin 477 megavata karşılık geliyor.

Hidroelektrik santraller, yenilenebilir enerji içindeki en büyük payı alıyor ve kurulu gücün %26,9unu, yani 32 bin 289 MW kapasiteyle temsil ediyor. Ardından güneş kaynakları 23 bin 423 MW (%19,5) ve rüzgar enerjisi 13 bin 695 MW (%11,4) izliyor. Daha küçük ölçekli kaynaklar arasında biyokütle 2 bin 337 MW ve jeotermal 1.734 MW seviyesinde katkı sağladı. Ancak kömürün toplam payı 21,9 MW ile %18,3 oldu.

Güneş ve rüzgar yatırımlarının artışı dikkat çekiyor: Bu iki kaynağın toplam kurulu gücü 37 bin 118 MW’a yükselirken, genel kapasite içindeki payı %30,9 olarak kayıtlara geçti.
Kurulu güçte yerli kaynakların ağırlığı da öne çıkıyor. Toplam kapasitenin %70,7’si, yani 84 bin 959 MWlık bölüm, yerli kaynaklardan oluşuyor. Bu durum, enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik bir rol oynuyor.
Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmasının sonuçlarına göre elektrik tüketiminin 2025 yılında 380,2 TWh, 2030 yılında 455,3 TWh, 2035 yılında ise 510,5 TWh seviyelerine ulaşması öngörülüyor. 2024 yılında elektrik tüketimi, bir önceki yıla göre %3,8 artarak 347,9 TWh ve elektrik üretimi %5,4 artışla 348,9 TWh olarak gerçekleşti. 2024 yılında üretimin dağılımı ise şu şekildeydi: %35,2 kömür, %18,9 doğal gaz, %21,5 hidrolik, %10,5 rüzgar, %7,5 güneş, %3,2 jeotermal ve %3,2 diğer kaynaklardan karşılandı.










