Ay yüzeyinde sürdürülebilir enerji sağlamak amacıyla Lockheed Martin, 5 ila 10 kW gücünde kompakt bir nükleer fisyon sistemiyle başlayıp adım adım kapasiteyi yükseltmeyi öngörüyor. Fission Surface Power (FSP) kavramı, habitatlar, gezgin araçlar ve yerinde üretim süreçleri için kesintisiz enerji altyapısı kurmayı hedefliyor; bugün güneş Işınına bağlı çözümlerin zorluklar çıkardığı ay şartlarında kesintisiz güç üretimini mümkün kılacak temel teknolojiyi temsil ediyor.

Kademeli büyümeye odaklanan bir mimari yaklaşım benimseyen şirket, önce 5–10 kW aralığındaki kompakt birimleri devreye almayı planlıyor. Bu güç seviyesi, bir yaşam modülü içindeki ısıtmayı sağlamak ve bir gezgin aracın Ay gecesi boyunca çalışabilirliğini güvence altına almak için yeterli görülüyor. Zamanla kapasiteyi 25 kW, 50 kW ve nihayet 100 kW seviyelerine çıkarma hedefi var; fakat 100 kW’e ulaşmak yalnızca ölçek büyütmesi anlamına gelmiyor, aynı zamanda yüksek sıcaklıklarda çalışan sistemler, gelişmiş termal yönetimi ve tam otonom işletim kabiliyetini de gerektiriyor. Bu noktada özellikle ileri Brayton çevrimleri üzerinde yoğunlaşma dikkat çekiyor; yüksek sıcaklıkta ısı yönetimini optimize etmek, büyük ölçekli güç gereksinimlerinde kritik öneme sahip. Ayrıca malzeme bilimi alanında orta ve yüksek sıcaklığa dayanıklı yeni malzemeler geliştirmek programın temel unsurları arasında yer alıyor.
2030 hedefi doğrultusunda NASA ve ABD Enerji Bakanlığı ile sürdürülen iş birliği, Faz 1 sözleşmeleri çerçevesinde ilerliyor. Beyaz Saray’da yayımlanan son kararnameyle uzayda nükleer enerji çalışmalarının ulusal öncelik haline gelmesi, Ay gecelerine kesintisiz enerji sağlayacak altyapının hızla geliştirilmesini ve gelecekteki ticari uygulamaların temelini oluşturmaya yönelik adımları güçlendiriyor. Lockheed Martin’in planında yalnızca yüzey tabanlı sistemler değil, 10–25 kW aralığında yörüngesel güç sistemi tasarımı da yer alıyor. Bu yörüngesel platform, ısı tahliyesi ve reaktör kontrolü gibi kilit teknolojilerin daha güvenli ve düşük riskli ortamlarda test edilmesini sağlayacak; ayrıca düzenleyici süreçler ile fırlatma operasyonlarının sadeleşmesine katkıda bulunacak.










