Samanyolu’nun merkezinde uzun süredir kabul gören görüş, yoğun kütleli bir kara delik bulunduğu yönündeydi. Bu görüşü destekleyen izler, merkezdeki yıldızların yüksek hızla dönmesi ve 2022’deki Event Horizon Telescope gözlemlerinin “kara delik gölgesi” olarak adlandırılan görüntüsüyle pekiştirilmişti. Ancak yeni bir araştırma, bu temel varsayımı sorgulayabilir.

Uluslararası ekipler tarafından yürütülen çalışmada, merkezde kara delik yerine fermiyonik karanlık madde çekirdeği olabileceği öne sürülüyor. Bu maddenin, fermiyonlardan oluştuğu varsayımıyla, merkezde çok yoğun bir çekirdek ile çevresinde geniş ve dağınık bir yapı yaratabileceği savunuluyor. Böyle bir yapı, yerçekimi açısından kara deliklere benzer sonuçlar doğurabilir ve gözlemlere tek bir çerçevede uyum sağlayabilir.
Yıldızlar arasındaki bağlamda, S-yıldızlarının yörüngeleri yakın çevredeki kütle hakkında ipuçları sunması ve G-kaynakları olarak bilinen tozlu cisimlerin davranışları, bu devasa kütleye ilişkin kanıtlar olarak uzun süredir dikkati çekiyordu. Yeni model, bu gözlemlerin de açıklanabileceğini iddia ediyor ve Gaia DR3 verilerinde merkez dış bölgelerde gözlemlenen dönüş hızlarının beklenenden farklı olduğu bulgularla uyumlu bir çerçeve sunuyor.
Çalışmada vurgulanan bir diğer önemli noktaysa, kara delik gölgesiği olarak bilinen bulgunun tek başına olay ufkünün varlığını kanıtlamadığıdır. Yoğun fermiyonik karanlık madde çekirdeği, güçlü kütleçekimi sayesinde ışığı benzer biçimde bükebilir ve merkezde karanlık bir boşluk ile onu çevreleyen parlak halka oluşturabilir. Dolayısıyla mevcut gözlemler, iki senaryoyu kesin olarak ayırt etmek için yeterli değil.
Gelecekte yapılacak gözlemler ise belirleyici olabilir. Şili’deki Very Large Telescope’in GRAVITY interferometresiyle yapılacak daha hassas ölçümler ve kara deliklerin çevresinde beklenen fakat karanlık madde çekirdeklerinde oluşmayacağına inanılan “foton halkaları”nın aranması, hangi senaryonun doğru olduğuna dair net cevaplar getirebilir.










