Moderna ve Merck, deneysel mRNA temelli kanser aşılarını kullanarak yüksek riskli melanom hastalarında uzun vadeli faydaların potansiyelini işaret etti. Beş yıllık takip sonuçları, tedavinin tekrarlama ya da ölüm riskini anlamlı biçimde azaltabileceğini gösterdi.

Hasta özel mutasyonları hedefleyen bir yaklaşım sunan intismeran autogene ve yaygın olarak kullanılan immünoterapi ilacı Keytruda kombinasyonu, hastaların tedaviye yanıtlarını sürdürmeyi amaçlıyor. Beş yıl sonunda kombine tedavinin tehlike oranı 0,510 olarak ölçülmüş olup güven aralığı %95, 0,294–0,887 arasında yer alıyor. Bu sonuçlar, Aralık 2023’te açıklanan üç yıllık verilerdeki %49’luk risk azaltma düzeyiyle uyumlu biçimde sürdü.
Moderna Onkoloji ve Terapötik Geliştirme Başkanı Kyle Holen, beş yıllık takiplerin cerrahiyle çıkarılmış yüksek riskli melanom hastalarında intismeran autogene ve Keytruda kombinasyonunun uzun vadeli fayda potansiyelini güçlendirdiğini ifade etti. Intismeran autogene, hastanın tümör DNA’sındaki mutasyonlara göre tasarlanan bir terapötik aşıdır ve her hasta için belirlenen mutasyonlar, 34’e kadar yeni antijeni kodlayacak şekilde programlanır. Şirketlerin açıklamasına göre güvenlik profili önceki verilerle uyumlu kaldı.
KEYNOTE-942 çalışmasına dahil edilen 157 hasta arasında cerrahiyle tümörü tamamen çıkarılmış yüksek riskli evre III ve IV melanom vakaları bulunuyordu. Merck Araştırma Laboratuvarları Onkoloji Klinik Geliştirme Başkanı Dr. Marjorie Green, ameliyat sonrası nüks riskinin bu hasta grubunda yüksek olduğuna dikkat çekti ve beş yıllık sonuçların umut verici olduğunu belirtti. Moderna ile yürütülen INTerpath klinik geliştirme programından gelecek ileri aşama sonuçlarını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.
Kapsam genişliyor Önümüzdeki dönemde, iki şirket farklı kanser türlerinde de kombinasyon tedavilerini incelemeye devam ediyor. Melanomun yanı sıra küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, mesane kanseri ve böbrek hücreli karsinom gibi kanserlerde toplam sekiz Faz 2 ve Faz 3 çalışması yürütülüyor. Adjuvan melanom tedavisine yönelik Faz 3 çalışması ise hasta alımlarını tamamlamış durumda ve sonuçlar ilerleyen yıllarda paylaşılacak.










