Uzun süredir araştırmacılar, insan beyninin nasıl bu kadar geniş ve enerji yoğun bir yapıya dönüştüğünü mercek altına alıyor. Illinois’ta bulunan Northwestern Üniversitesi’nden ekip, bu sorunun etkileyici bir kısımını bağırsaklardaki mikroplarda arıyor. PNAS dergisinde 5 Aralıkta yayımlanan çalışma, bağırsak mikrobiyotasının beyin gelişimini ve işleyişini doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor.
Çalışmada, farklı primat türlerinden alınan bağırsak bakterileri mikropsuz farelere aktarılınca, mikropların beyin üzerinde nasıl bir rol oynadığı incelendi. İnsan ve sincabımaymunu gibi daha büyük beyinli primatlardan elde edilen mikrobiyal topluluklar, farelerde beyin enerjisi üretimini ve öğrenmeyle ilişkili yolları artırdı. Öte yandan, daha küçük beyinli primatlardan elde edilen mikrobiyal topluluklar, farelerin beyinde farklı gen ifade kalıplarını tetikledi.
Çarpıcı sonuçlar: Mikroplar beyni etkiliyor Çalışmada, büyük beyinli primatlardan gelen mikrobiyal besinlerle beslenen farelerde enerji üretiminin, sinaptik plastisiteyle bağlantılı genlerin daha aktif olmasıyla ilişkilendiği görüldü. Sinaptik plastisite, öğrenme ve uyum sağlama kapasitesinin temel taşıdır.
Araştırmacı Prof. Dr. Katie Amato, bulguları insan beyninin evrimine dair yeni bir pencere olarak nitelendiriyor ve “Mikropların evrimsel açıdan önemli özellikler üzerinde etkili olduğunu göstermekteyiz. Bu, özellikle insan beyninin evrimini anlamamız açısından kritik” dedi. Ayrıca, mikropların beyin gelişimini doğrudan biçimlendirebileceğine dair kanıt sunulduğunu belirtti.
Nörogelişimsel bozukluklarla bağlantı Çalışmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise, daha küçük beyinli primatlardan elde edilen mikrobiyal toplulukların dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), şizofreni, bipolar bozukluk ve otizmle ilişkilendirilen gen kalıplarını tetiklemesi oldu. Önceki çalışmalar bağırsak mikrobiyotası ile bazı nörogelişimsel bozukluklar arasında bağlar öne sürmüş olsa da, bu çalışma mikropların beyin gelişimini doğrudan etkileyebileceğini deneysel olarak kanıtladı. Amato, erken yaşamda doğru mikrobiyal çevreye maruz kalmamanın beyin gelişimini değiştirebileceğini ve bunun bazı psikiyatrik belirtilerle ilişkili olabileceğini ifade etti.










