Anasayfa Haberler, Havacılık, Videolar Fizikçiler, Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının Bilimsel Boyutunu İncelediler

Fizikçiler, Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının Bilimsel Boyutunu İncelediler

rusya-ucak-m

Fiziğin gündemde olan konuları yorumlamak için kullanıldığı oldukça nadir görülür. Fakat; Belçika’da bulunan Leuven Üniversitesi’nden astrofizikçiler Tom van Doorsslaere ve Giovanni Lapenta, Newton mekaniği kullanarak yaptıkları çalışmada, hem Rusya hem de Türkiye tarafının açıklamalarının, düşürülen Rus uçağı ile ilgili gerçeği yansıtmadığını öne sürüyorlar. Düşen uçağın görüntülendiği kamera kayıtlarını ve Türk ve Rus yetkililerin sağladığı haritaları inceleyen fizikçiler, iki tarafın sunduğu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyorlar.

Önce gerçeklerle başlayalım. Uçağın Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Türkiye hava sahasına girip defalarca tekrarlanan uyarılara cevap vermediği için düşürüldüğünü biliyoruz. Türk yetkililer yaptıkları açıklamalarda; 5 dakikalık süreç içerisinde Rus uçaklarını 10 kere uyardıklarını belirtiyorlar. Bu uyarılara karşılık verilmediği için ya da diğer bir deyişle görmezden gelindiği için, Türkiye Cumhuriyeti başbakanı bizzat kendisinin uçakların düşürülmesi emrini verdiğini belirtti. Türkiye’den yapılan açıklamaya göre, 17 saniye boyunca iki uçak da türkiye hava sahasını ihlal etmişti.

Şimdi olayın bilimsel kısmına gelelim. Video görüntülerinde, jetlerden birisinin vurulduğu ve yere düşmeye başladığı rahatlıkla görülebiliyor. Jet yaklaşık olarak 30 saniye sonra yere düşüyor. Fizikçilerin de belirttiğine göre; dikey hareket yalnızca yerçekimine bağlıdır (g=9.81m/s², z=gt²/2), uçağın en az 4500 metrede seyrettiğini buradan hesaplayabiliriz. Bu mesafe Türkiye’den yapılan açıklamalar ile tutarlılık gösteriyor. Türkiye, jetlerin 5800 metre yükseklikte bulunduklarını belirtmişti.

Türk yetkililer tarafından sağlanan haritada, uçağın, vurulduğu noktadan 8 kilometre uzağa düştüğü görülebiliyor. Jet bu 8 kilometrelik mesafeyi vurulduktan sonra yere çarpana kadar katetmiş olmalı. Basit bir bölme işlemi ile uçağın ilk hızının 980 km/s olduğu hesaplanabilir. Buraya kadar herşey açıklamalarla örtüşüyor.

Türkiye’nin sağladığı olaya ilişkin harita
Türkiye’nin sağladığı olaya ilişkin harita

Fakat, jetlerin Türkiye hava sahasında geçirdikleri mesafe yaklaşık 2 kilometre. 980 km/s hızla seyreden bir uçağın bu mesafeyi 7 saniyede geçmesi gerekiyor. Yani bu durum, Türkiye tarafından yapılan 17 saniye açıklaması ile çelişkili. Uçağın bu mesafeyi 17 saniyede geçebilmesi için 420 km/s hızla seyretmesi gerekiyor. Fakat, uçağın düştüğü belirtilen alan doğru ise, görüntülerde uçağın hızının 420 km/s olmadığı anlaşılıyor.

Türk Hava Kuvvetleri’nin belirttiğine göre; Rus jetleri 5 dakika içerisinde 10 kez uyarıldı. 5 dakika içerisinde 980 km/s hızla seyreden bir uçak, basit bir hesapla, yaklaşık 80 kilometre yol alır. Bu durumda, profesörlere göre, Türk Hava Kuvvetleri’nin Rus jetlerinin Türkiye hava sahasını ihlal edeceğini tahmin etmesi gerekiyor. Askeri jetler, oldukça çevik ve kıvraktır. Teoriye göre, Rus jetleri, Türkiye’nin hava sahasına girmeden hemen önce hamle yapabilmeleri gerekirdi. Rus pilotlara yapılan uyarılar da yalnızca bir spekülasyondan ibaret olurdu.

Yukarıdaki durumları değerlendirince, uyarıların uçaklar Türkiye hava sahası içerisindeyken yapılmasına imkan yok. Çünkü, hiç bir insan bu kadar hızlı konuşup uyarı yapamaz. Yani, 7 saniye içerisinde 10 uyarının yapılabilmesi çok mümkün görülmeyen bir durum.

Böyle durumlarda, yalnızca tek bir tarafı suçlu ilan etmek çok gerçekçi değildir. Fizikçilerin yaptığı çalışma da bu açıdan oldukça tarafsız bir düzlemde duruyor. Çünkü, uluslararası jeopolitikada, gerçekler bir oyun hamuru gibi her şekle uyarlanabilir.

Şimdi de Rus tarafına geçelim. Rusya tarafından sağlanan haritada, jetin vurulduğu anda 90 derecelik bir dönüş yaptığı görülüyor.

Rusya’nın sağladığı, olayı gösteren harita
Rusya’nın sağladığı, olayı gösteren harita

Fakat, böylesi bir dönüşün gerçekleşmesi neredeyse imkansız. Fizikçilere göre, bu dönüşün gerçekleşebilmesinin tek bir yolu var; yalnızca, eğer, gelen roketin momenti uçağın momentinden oldukça fazla ise uçağın momenti ihmal edilebilir ve bu durum gerçekleşebilir. Yani, Rus yetkililerin söylediği gibi eğer jet 90 derecelik bir dönüş yaptıysa, bu ancak ona çarpan roket jetten kat kat ağır ve kat kat hızlı ise gerçekleşmiş olabilir. Aynı zamanda bu durumda, jetlerin Türkiye hava sahasından kaçmayı denemedikleri sonucunu da çıkartabiliriz. Burası da hikayenin Rusya tarafı.

Bu bilgiler ışığında hangi politik sonuca varacağınız size kalmış. Çalışmayı yapan bilim insanları, bütün politik duruma göndermede bulunulmuyor. Bilim insanları yalnızca Rus uçağının düşürülmesi olayındaki gözlemlenebilir bilgilerden, ‘gerçekleri’ açığa çıkartmaya odaklanmışlar.

Kaynak
*Bilimfili – “Fizikçiler, Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının Bilimsel Boyutunu İncelediler”

Fizikçiler, Rus Uçağının Düşürülmesi Olayının Bilimsel Boyutunu İncelediler

Araştırmayı gerçekleştiren fizikçilerin bloğundan uyarlanmıştır: http://kuleuvenblogt.be/2015/11/27/russische-straaljager-neergeschoten-door-turkije-wat-vertelt-de-wetenschap-ons/

Sosyal medyada paylaş;

TAGS:

Fatih Kara

Sakarya Üniversitesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümü öğrencisiyim. Mühendislik dünyasıyla ilgili gelişmeleri paylaşmak ve öğrencilik hayatlarına devam arkadaşlara bir nebze de olsa yardım edebilmek amacıyla 2011'de MalzemeBilimi.Net'i kurdum. Şimdi ise elliye yakın yazarımızla bu alandaki açığı doldurmaya çalışıyoruz. Sen de "değerli okur" bir şeyler biliyorsan ve bu bilgileri paylaşmak istiyorsan yazarımız ol. Hem bilgilerinle piyasaya kendini ispatla hem de araştırma yapmayı seven kişilere kaynak ol. Saygılarımla...